musa ertürk 3 Aralık 2019

her şey, eğitim şartla mı başladı? bilinmez ama eğitimin ideolojik aygıt oluşu en çok bizim ülkede sanırım çatışmalı bir şekilde sürüyor. ve ne yazık ki geleceğimiz günden güne karamsarlaşıyor.

öncelikle adı milli eğitim bakanlığı olan kurum ile şekillendirilen eğitim politikası, öğretim noktasında yoğunlaşmış ancak burada da güncelin, dünyanın gerisinde kalınmıştır. pisa sonuçları bunun en bariz örneğidir. artık yol ayrımındayız. eğitimi, hala eski dünyanın meslek edindirme bakışından görerek, yani öğretim üzerinden hatalar onarılacak ya da eğitim noktasında hatalar, eksikler tespit edilip ona göre bir plan program yapılmak durumundadır. her türlü insanlığa dair eksiklerimizi gösteren hadiseler yaşandığında sorduğumuz soruyu  “biz ne zaman bu hala geldik?  “ daha ciddi sormamız ve cevap almamız gerekir artık.

Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek

milli eğitim temel kanunu madde 2

 

meslek edindirme üzerinden bir eğitim öngörülse bile günümüzde yaratıcılık, zekayı kullanma daha ön plandadır. bunun içinde ezbersiz, alanlar arası bilgi transferi yapabilen, bilgiyi kullanabilen, zekayı kullanmaya dönük yöntemlere, içeriklere ve dahası bu yönde donatılmış öğretmenlere ihtiyaç vardır kuşkusuz. ama daha önemlisi yıllardır ihmal edilen eğitim en köklü sorun gibi duruyor. bunu nereden mi çıkarıyorum; trafikte gördüklerimden, herhangi bir yerde sıra olunup girilecek yerdeki saygısızlıklardan, yerlere ulu orta tükürenlerden, tırnak kadar menfaat sağlamak için açık seçik yalan söyleyenlerden, otistik öğrencilere yapılanlardan ve en kötüsü tüm hayasızlıklarını örtmek için en kutsal değerlerin teminat olarak gösterilmesinde tanık oluyorum. sizler gibi.

Her derece ve türdeki ders programları ve eğitim metotlarıyla ders araç ve gereçleri, bilimsel ve teknolojik esaslara ve yeniliklere, çevre ve ülke ihtiyaçlarına göre sürekli olarak geliştirilir.
Eğitimde verimliliğin artırılması ve sürekli olarak gelişme ve yenileşmenin sağlanması bilimsel araştırma ve değerlendirmelere dayalı olarak yapılır.

milli eğitim temel kanunu madde 13

bugüne kadar en çok çarpım tablosunu bilmeyenlere kızdık, yere çöp atanlara değil. öğretmenler olarak en büyük derdimiz sınavlarda çıkan başarısızlık oldu. çocukların bir biriyle geçimi, dürüstlüğü kafamızı yormadı. tabi bunda eğitim yöneticilerinin payı da öğretmenler kadardır. çünkü onlarda toplantılarda ders başarı yüzdesini sorguladılar hep. milli eğitim bakanlığı idi ama hep milli öğretim bakanlığı gibi çalışıldı. oysa öyle bir bakanlık hiç olmadı.

yeni dünyaya, yeni zamana göre öğretim, bunun kadar önemle de toplumun ihtiyacı olan insanlık değerlerini kazandıracak bir felsefeye ihtiyaç olduğu ortada. “biz ne zaman bu hale geldik?  “ sorusunu cevaplayalım mı artık ?

musa ertürk

 

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked*